Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENERSSYorum RSS
1 tane "her dönem gizli destekçi deniz baykal" etiketli yazı bulundu "her dönem gizli destekçi deniz baykal" tagli diger ogeler resimler , videolar

HER DÖNEM GİZLİ DESTEKÇİ DENİZ BAYKAL 

08022008 Söylem ve eylemleri ile son iki seçimde de AKP’nin koltuk değneği olan, “Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırmaya destek vermekle kendimle iftihar ediyorum” diyerek bunu tescilleyen Deniz Baykal, MHP Lideri Sayın Dr.Devlet Bahçeli’nin “Türkiye, Anıtkabir’in bulunduğu Anıttepe ve Kocatepe Camii’nin bulunduğu Kocatepe’dir.
MHP, kimseyi bir tercihe ve taraf olmaya zorlamadan, her ikisini de benimseyen ve temsil eden, bu değerler arasındaki bağın kopartılmasına izin vermeyen duruşu ile Anıttepe ve Kocatepe arasına çekilmiş çelikten bir halattır.”
Sözünün, Milli-Manevi değerlere sahip çıkmaktaki kararlılığını anlamayarak, "Bir süre önce meydanlara yağlı ipler atıldı. Arkasından cumhurbaşkanı seçimi gerçekleşti. Şimdi Ankara'ya çelik halatlar çekiliyor, öte yandan Anayasa, laiklik ilkesini tahrip edecek şekilde değiştiriliyor. Umarım bunu söyleyenler bir süre sonra duvar dikme aşamasına gelme durumunda olmazlar. İpten çelik halata, çelik halattan bakalım nereye?" diye soru yöneltmiş…

Deniz Baykal, sorduğun “yağlı ip” Abdullah Öcalan’ın idamı ile ilgili MHP’ye yöneltilen iftira ve yalan kampanyalarına karşı bir cevaptı. O ipin atılması ile AKP’nin toptan asılacağı(!) yönünde bir karar mı çıktığını sanıyorsun?

O ip, bir zamanlar, aynı parti çatısı altında beraber yan yana oturduğun PKK’lıların, önderi olan Abdullah Öcalan’la ilgili MHP’ye yapılan suçlamalarda, “Ben 129 kişi ile asamadım, tek başına iktidarsın al sen as” şeklinde, toplumu şuurlandırmaya yönelik refleksti...

O arkadaşlarını hatırladın mı? Abdullah Öcalan’ın “o benim temsilcim” dediği Leyla Zana ve ekibini, AKP cezaevinden çıkardığında, önce o sözde karşı çıktığınız Abdullah Gül Başbakanlık konutunda ağırlamıştı, daha sonra “Benim eski milletvekilleri arkadaşlarım” diyerek, sen CHP Genel Merkezi’nde ağırlayıp, duygusal ortamlar yaşamıştınız!

CHP başta olmak üzere sol partiler ve medyası “ip attı” cümlesi üzerinden aklınca MHP’yi alaya alan yorumlar yapıyorlar. Deniz Baykal da bu alaycılığın siyasi tiyatrosunda, en önde rol alanı olmaktadır.

“Arkasından cumhurbaşkanı seçimi gerçekleşti.” diyor Baykal…

Biz de soruyoruz Ee gerçekleşti ne olmuş Deniz Baykal?

Cumhurbaşkanı seçimlerinde, MHP’nin bir tane hatasını söyleyebilir misin?

Madem MHP’yi o kadar çok seviyordun, girip AKP’nin T.B.M.M adayını desteklediğin gibi, MHP’nin Cumhurbaşkanı adayını da destekleseydin ya…

Anlaşılıyor ki, senin derdin AKP değil, MHP’dir.

22 Temmuz seçimlerinden önce “Dindar Cumhurbaşkanı istemiyoruz” gibi bir slogan etrafında, tam da AKP’nin istediği bir şekilde, ahmakça propagandalar yaparak, AKP’nin %47 oy almasını sağlayan CHP, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasının faturasını MHP’ye kesiyor.

AKP’nin her başarısında adeta imzası bulunan Deniz Baykal, MHP’ye alaycı sorular yöneltmek yerine, öncelikle kendi siyasi günahlarını önüne dizmesi gerekmektedir.

Recep Tayyip Erdoğan siyasette varsa, CHP sayesindedir, AKP iki kere tek başına iktidar ise CHP sayesindedir, Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı olmaya götüren %47 oy oranı da bizzat CHP sayesinde oluşmuştur.

AKP’yi AKP yapan CHP’dir. CHP, Türk siyasetinden çekildiği gün AKP de silinecektir.

Deniz Baykal, Abdullah Öcalan’ın idamındaki gelişmeleri vurgulamak için MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli tarafından atılan ipi sorgulamak yerine, kendisi Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırmada, hangi çeşit ip attığını bu millete açıklamalıdır.

Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı gizli görüşmeleri, Beylerbeyi’nde baş başa yediği yemeklerde ne gibi anlaşmalar yaptığını bu millete izah etmelidir.

AKP ve CHP arasında birbirini besleyen çelik halat niçin çekilmiştir? Yoksa bu iki partiyi birbirine bağlayan küresel bir halat mı vardır?

“Duvar dikme” durumundan bahseden Deniz Baykal, daha geçtiğimiz aylarda Barzani ve Talabani’ye kucak dolusu sevgi, saygılar göndererek, Kürdistan kurmaya çalışan bu soytarılara adeta sahip çıkılma çağrısı yapmıştır.

Bu soytarılarda, Deniz Baykal’ın Irak’ın kuzeyine yönelik açıklamalarına büyük destek vererek, duydukları memnuniyeti dile getirmiştir.

Deniz Baykal, Recep Tayyip Erdoğan’ı kurtarmaya ve sürekli AKP’nin oylarını artırmaya yönelik kullandığı halatı, Barzani ve Talabani’ye uzatacağı müjdesini vermişti.

Deniz Baykal, her fırsatta Türkiye’yi tehdit eden, PKK’yı her konuda besleyen bu çapulculara sıcak mesajlar yolluyor, Kürdistan kurma yolunda adeta “bir tuğla da ben ekleyeyim” tavırları içine giriyor, bunlar Türkiye Cumhuriyetini topyekün ortadan kaldırmaya yönelik hamleler iken, Deniz Baykal’a göre Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimi ve anayasası için tek tehlike başörtülü öğrencilerdir.

Türk siyasetinde Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Abdullah Gül’ü ihya eden Deniz Baykal’ın politikaları, AKP’nin en büyük dostları olan Barzani ve Talabani’yi de ihya edecektir.

Deniz Baykal’ın gözüne tek görünmemesi gereken başörtülü öğrencilerdir. PKK’lı Leyla Zana ile baş başa verdiğin gibi, bir gün olsun bir başörtülü bir öğrenci gençle baş başa versen ne olurdu Sayın Baykal?

Bir başörtülü ile baş başa görüntü vermesen de, bir başörtülü kişinin fotoğrafını, CHP’nin seçim otobüsünün üzerine yapıştırarak, oy toplamaya kalkacak kadar da, AKP ile yarışan bir istismarcısındır.

CHP’nin politikaları, her dönem AKP’nin iktidara gitmesini sağlayan yolu açmaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın en büyük dostu Deniz Baykal, AKP’nin yol arkadaşı da CHP’dir.

Ne ilginçtir, 1973 seçimleri sonrası kurulan CHP-MSP koalisyonun mimarının da Deniz Baykal olduğu yazılıp, söylenmektedir.

Tercüman Gazetesi yazarı Kurtul Altuğ 'Umudun Tükenişi' adlı kitabında, CHP-MSP koalisyonunun mimarının Baykal olduğuna dikkat çekerek şunları anlatıyordu: '1973 seçimlerinde CHP tek başına iktidar olamadı. Deniz Baykal ile Haluk Ülman sık sık bizim derginin bürosuna uğruyorlardı. Ve bizim tereddütlerimizi gideriyordu. Baykal bir gün 'Erbakan Hoca hakkında yanlış düşünüyor olabilirsin' dedi. Konuşma sırasında Deniz Baykal ile bir ortak noktada birleştik. CHP ve MSP ortaklığı kurulmalıydı ve bu işi biz yapabilirdik. Baykal'a şöyle dedim, 'İster misin seni Oğuzhan Asiltürk'le karşılaştırayım.' Baykal, 'Mükemmel olur' dedi. Bir gün Baykal beni aradı, 'O iş için harekete geç' dedi. Hemen Oğuzhan Asiltürk'ü aradık ve karşılıklı randevu saati tespiti yaptık. Bu görüşmede Baykal ile Asiltürk 45 dakika baş başa görüşürler ve CHP-MSP koalisyonu için ilk adımı atıldı.'


Yani Deniz Baykal, karşı çıkıyor göründüklerine öteden beri hep gizli destekçi olarak siyasette var olmuştur. Bugün de AKP’ye karşı çıkıyor görüntüsü ile AKP’ye oy patlaması yaptırmaktadır.


“Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırmaya destek vermekle kendimle iftihar ediyorum” cümlesini de ağzından kaçırmış olduğu, itiraf olarak değerlendiriyoruz.
Deniz Baykal, Türkiye Cumhuriyetini korumak sana kaldıysa, vay o Cumhuriyetin haline…

Senin attığın ipleri, çektiğin halatları büyük dikkatle takip ediyoruz Sayın Baykal, Barzani ve Talabani’ye attığın “sevgi” iplerinin de da takipçisi olacağız…

İLETİŞİM: altinelbiseliadam@bozkurtdiyari.bloggum.com