İMRALI ADASI KADAR AÇILAN DTP KUCAĞI, AKP'LİLERİ BEKLİYOR
Türkiye, AKP'nin kapatma davası süreci ile gereksiz yere gerilmiş durumda. Bugün birçok olay bu kapatma davası etrafında şekil alıyor.
Senaryolar, tezgâhlar, dinleme çeteleri, muhaliflerin susturulması, iktidarın hiddetli duruşu... hep kapatma davasının tetiklediği hallerdir.
Kamuoyunda yaygın kanaat, AKP'nin kapatılacağı yönündedir. Hangi AKP'li yetkili ile görüşülse, bu haleti ruhiyeyi onlarda görmek mümkündür. "AKP kapatılacak ama biz nasıl bir yol izleyeceğiz, yeni oluşum olursa oraya mı katılalım, yoksa Recep Tayyip Erdoğan'ın emanetçisi olabilecek kişinin yanında mı saf tutalım?" ikilemi, AKP'lilerin tercihini muallâkta bırakan düşüncelerdir.
AKP kapatılırsa, siyasi yasak almayanların miras paylaşımında parçalara ayrılacağı, şimdiden en çok konuşulan konudur.
Herkes, AKP kapandığında, AKP içinde miras parçalanmaları çıkacağını hesaplıyor ama AKP'nin kapatılmasından en şanslı çıkacak partilerden birisi de DTP olabilir. Bunu kimse hesaba katmıyor. Bence DTP, AKP'nin içine yönelik daha aktif olsa, AKP'nin mirasından en çok pay alacak parti olabilir.
AKP-DTP arasındaki bugüne kadar yaşanan uyuma bakıldığında, bunun gerçekleşmesi kimseyi şaşırtmamalıdır.
AKP-DTP arasındaki uyum, AKP'ye oy verenler açısından değil, her iki partinin siyasi düşünce yapısından kaynaklanmaktadır.
Bir ABD ziyaretinde AKP'deki Kürt kökenli vekil sayısını "75" olarak ilan ederek, partisinin etnik haritasını çizen Recep Tayyip Erdoğan'ın, 22 Temmuz seçimlerinden çok kısa bir süre önce, CNN Türk'te yayınlanan bir programda, Ertuğrul Özkök'ün "DTP ile bir koalisyon olabilir mi?" sorusuna "Şartlar yarın neler gösterir… Bunun için şimdiden erken konuşup da kilitlenmek yanlış olur diye düşünüyorum. Demokrasinin içerisinde çareler tükenmez deniliyorsa… Birçok çareler de çıkabilir bu arada… Onun için sabırlı olmakta fayda var." şeklinde verdiği sıcak cevap, AKP'nin bir nevi yavrusunun DTP olduğunu göstermektedir.
Bu yavru, AKP'nin kapatılması ile büyüyebilir zira "75 Kürt milletvekilim var" diyerek etnik tasnif yapan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu sözü DTP'ye kazanç olarak dönebilir.
DTP, asla Kürt kökenli vatandaşlarımızın savunuculuğunu yapan bir parti değildir. Buradan böyle bir yanlış sonuç çıkarılmasın…
Burada AKP-DTP arasındaki uyumu görmek, zaten her şeyin anlaşılmasını sağlayacaktır.
301.madde değişikliğinde, Vakıflar Yasası kabulünde, Türkçe'den başka bir dilin TRT'de serbest bırakılmasında, PKK'ya ait kavramların kullanılmasında AKP ve DTP'nin yolları hep birleşmiştir.
"Sayın Öcalan" gibi hitapta bulunanları, "Demokratik Cumhuriyet, Türkiyelilik, Kürdistan" gibi PKK'ya ait kavramları kullananları, hem AKP'de, hem DTP'de bulabilirsiniz. Herhalde bunun aksini iddia edecek akıl sahibi yoktur.
AKP'nin bir bütün olarak DTP'ye uyum sağladığı düşünülürse ve Recep Tayyip Erdoğan'ın da "75 Kürt milletvekilim var" dediği etnik haritasından bir demet alınırsa, AKP'nin kapatılması sonrası, DTP de mirastan pay alabilir.
AKP'nin emanetçisi, DTP olursa yada AKP'den DTP'ye akış olursa kimse şaşmamalıdır. Hiçbir Türk milliyetçisini şaşırtmayacak da zaten budur.
Hormonlu bir şekilde, MHP ve CHP'yi yan yana getirerek, gizlenmeye çalışılan asıl ittifak AKP-DTP arasındadır. 22 Temmuz seçimlerinden önce, Recep Tayyip Erdoğan ve hiçbir MHP'linin unutmaması gereken Melih Gökçek denen adamın "MHP-CHP koalisyon yapacak" şeklindeki iftiraya dayalı propagandaları ile AKP-DTP arasındaki uyum gizlenmeye çalışılmıştır.
Milyonlarca kişinin huzurunda "Şartlar oluşursa, DTP ile koalisyon kurarım" diyenler, CHP-MHP koalisyon söylentileri çıkararak, halkı korkutmuştur.
CHP de zaten milli ve manevi değerlerden uzaklığı ile tam korkuluk modelinde olduğu için, olan MHP'ye olmuştur.
Aslında AKP'nin yol arkadaşı DTP'dir, tükendiği yerlerde nefesini açan da CHP'dir.
Bu tespitimin birçok somut belgesi mevcuttur. Kamuoyunda vicdanı ve aklı olan da zaten olan-bitene şahittir.
CHP'nin son gafları ve skandalları AKP'ye nefes aldırarak, buna bir örnek olduğu gibi, Türk Ordusu PKK ile mücadele ederken, PKK'nın Kürtçe talebini beraberce kabul eden AKP-DTP ittifakı da en sıcak örnek olmuştur.
MHP Lideri Devlet Bahçeli Kürtçe konusunda AKP'nin adımını "Erdoğan düzenlemeye gerek duymadan 24 saat anadilde yayın yapılacağını Diyarbakır'da açıklamıştır. Bu başbakanın dağ kadrolarına yaptığı bir jesttir." şeklinde değerlendirmiştir.
Bu jest içinde DTP'nin katkısı düşünülürse,uyum içinde bulunduğu AKP'nin kapatılması en çok DTP'ye yarayabilir. Recep Tayyip Erdoğan'ın "75 Kürt milletvekilim var" demeci aslında DTP'ye göre tam bir pasta olarak sunulmuştur. Artık ustalık, bu pastayı AKP içinden kesip, DTP tabağına koyabilecek, DTP yöneticilerinin maharetindedir. Ben, DTP'ye yol göstermiyor, siyasetin şuan ki, doğasını yorumluyorum.
Birbirinden farkı olmayan bu iki partinin siyasi röntgenini çekiyorum. Bu iki partinin siyasi röntgenini havaya doğru kaldırıp, özellikle beyin bölgesine doğru baktığımızda, Türkiye'ye zararlı politikalardaki düşünce benzerliği çok rahat bir şekilde görünmektedir.
"Al AKP'yi, vur DTP'ye" diyebileceğimiz siyasi arenada, herkes gelişmeleri doğru okumalıdır.
AKP ve DTP arasında fark yoktur.
Eğer AKP kapatılırsa, Recep Tayyip Erdoğan'ın "75 Kürt milletvekilim var" diyerek işaretliği kişileri çok iyi takip etmek lazımdır. DTP kucağını, İmralı adası kadar açmış bekliyordur.




